Haber

Mahsum Çiya: Binalar da araçlar gibi denetlenmeli

Berzan Cihat Aykaç

DİYARBAKIR – Maraş’ta meydana gelen depremlerle birlikte Türkiye ve Suriye’de büyük yıkımlar meydana geldi. On binlerce bina yıkıldı, en az bir o kadarı ağır hasar gördü. Deprem hasar tespit ekiplerince hazırlanan raporlara göre ağır hasarlı ve orta hasarlı olarak sınıflandırılan binalar tahliye edildi. Yüzbinlerce insan evinde yaşayamaz hale geldi. Bölgede konutları hasarsız veya hafif hasarlı olduğu tespit edilenler bile evlerinde kalmaktan çekiniyor.

İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Mahsum Çiya Korkmaz, binaların neden yıkıldığına ilişkin, “Binaların ancak kolonları kesilirse çöker algısı yanlış. Ama kolonları kesilen binalar yıkılır.”

‘SARGILI OLARAK BİNADA KOLON TESPİTİ ALINMAZ’

Ağır hasarlı yapılardan eşyalarını alamayan çok sayıda insan var. Örneğin Galeria’da bu talep en çok dile getirilenlerden biriydi ve içeri girip değerli eşyalarını alabiliyorlardı. Kısa süreliğine de olsa bu yapılara girmek imkansız mı?

Yayımlanan genelgeye göre harap veya acil yıkılan binalara girmek kesinlikle yasak. Ağır ve orta hasarlı yapılar için, İl Çevre Müdürlüğünden alınacak bilirkişi raporu ile yarım saat ile 2 saat arasında AFAD ekiplerinin gözetiminde bu yapılardan değerli eşya/belge alınması mümkündür. , Kentleşme ve İklim Değişikliği. Genelge böyleyken bir de ağır hasarlı yapılar için bu raporun neden hazırlanmadığını soruyoruz. Galeria için hazırlanan bilirkişi raporunda bu binanın bir an önce yıkılması gerektiği belirtildi. Bu raporun değiştirildiği ve binanın ağır hasar gördüğü basında yer almasına rağmen böyle bir değişiklik yapılmadı; Binanın acil yıkım durumu değişmedi. Galeria sakinlerinin eşyalarını almalarına izin verilirken, tutanağın değiştirildiğine dair herhangi bir bilgi tarafımıza ulaşmadı.

Yıkık yapılarda kolon kesimi ile ilgili bir tespit yapılabilir mi?

Yıkık bir yapıda kolonun kesilip kesilmediğini incelemek mümkün değildir. Nasıl tespit edilebilir? Belediyelerde daha önce kesilen kolonun kaydı varsa, bu konu ile ilgili şikayet varsa ve böyle bir tespit yapılmışsa ancak biz bilebiliriz. Bunu genellikle harap olmuş yapılar için söylüyorum. Birçok ticari işletme sahibi bize ulaşarak, dükkanındaki kolonun kesilip kesilmediğini belirlememizi talep etti. Hasarsız bir binada kolon kesilip kesilmediğini şu şekilde öğrenebiliriz: Binanın projesi ilgili belediyeden istenir ve proje ile uygulamanın örtüşüp örtüşmediği, kolonların bina boyunca devam edip etmediği incelenir. Belediyede projesi olmayan çok eski yapılar için kolonların üst katlardaki çıkıntıları ve alt katlarda devam edip etmediği kontrol edilebilir. Diğer bir konu da sütun kesiminin doğasıdır. Kolon kesme sadece kolonun tamamen çıkarılması olarak anlaşılmamalıdır. Kolon veya kiriş kırılarak ve sondaj yapılarak tesisat borularının ve doğalgaz borularının geçtiğini gördük. Bunlar aynı zamanda kolon kesikleridir. Belediyeler kolon kırma veya belirttiğimiz gibi taşıyıcı elemanları kırma, delme gibi işlemleri denetlemeli ve gerekli işlemleri yapmalıdır.

Şu anda kamuoyunda binaların ancak kolon kesilirse çökeceği algısı var. Bu önerme ne kadar doğrudur?

Hayır, binaların sadece kolonları kesilirse yıkılacağı algısı yanlıştır. Ama sütunları kesilen binalar yıkılıyor. Bunu söyleyebiliriz. Binaların çökmesi çok çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir. Projesiz imalat, binaların uzun süre su alması, korozyon, zemin etüdünün yanlış yapılması, binanın amacı dışında kullanılması gibi nedenler sayılabilir. Binalarda kullanılan malzemelerin kalitesi, tasarım şekli, demir imalatındaki eksiklikler binaların çökmesine neden olabiliyor.

‘TAHRİBAT İŞLERİ KONUT’A DEVREDİLDİ’

Son verilere göre Diyarbakır’da ‘acil yıkılacak’ listesinde 79 bina var. Bu yapılardan kaç tanesi yıkıldı? Yıkılmayan binalar ne zaman ve hangi kurum tarafından yıkılacak?

Şimdiye kadar bu yapılardan 6 tanesi yıkıldı. Bu 6 binadan 3’ü yüksek katlı bina, 3’ü ise müstakil konut ve ahırlardır. Aldığımız bilgilere göre açılan mahkemeler nedeniyle yıkımlar durduruldu. Gördüğünüz gibi, süreç yavaş. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü, bu yıkım işlerini Büyükşehir Belediyesi’nin kayyumuna devretti. Bu işleri de doğrudan temin ile ihale ediyorlar. Olağanüstü hal ilanından bu yana doğrudan tedarik maliyeti 5 milyon liraya çıkarıldı. Derhal yıkılması gereken yapılar, hemen yıkılması gereken yapılardır. Sizin aracılığınızla soruyoruz: Bu yapılar neden yıkılmıyor?

ARAÇ ÜZERİNDEKİ BİNALAR DA DENETLENMELİ

Güçlü bir depreme dayanıklı bina inşa etmek mümkün mü?

Evet mümkün. Yapılar sarsıntı nedeniyle ciddi şekilde hasar görebilir. İnşaat mühendisleri, çökmeyecek veya enkaz haline gelmeyecek yapılar tasarlar. Öncelikle uygun bir zemin etüdü yapılmalıdır. Tüm yerler de çeşitli şekillerde iyileştirilebilir. Tabanı kazarken kayaya inilebilir, ‘fored pile’ uygulanabilir, ‘jet grout’ uygulanabilir. Temel iyileştirildikten sonra, sarsma yönetmeliğine uygun projeler yapılırsa ve uygulaması bu şekilde olursa çökmez yapılar yapılabilir.

Halkta deprem hasar tespitine karşı büyük bir güvensizlik var. Şu anda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü ile ortak yürüttüğünüz hasar tespit çalışmaları gerçek yöntemlerle yapılıyor mu?

Deprem hasar tespiti dünyanın her yerinde bu şekilde yapılmaktadır. Taşıyıcı elemanlarda (kolon ve kirişlerde) depremin oluşturduğu çatlaklar çekiç ve çatlak mastarı ile görsel olarak izlenir. Bu gözlem özellikle bodrum, zemin kat, ara kat ve birinci katta yapılmaktadır. Bunlar kritik katlardır. Yıkılan binaların çoğu zemin kattan çöküyor. Son katı çöken binayı görmezsiniz. Çünkü yükün en fazla olduğu zemin taban zeminidir. Doğal çatlaklar gözlemlenirken bu çatlakların sallanarak mı oluştuğu yoksa daha önce var olup olmadığı da araştırılır. Bina inşa edilirken kalıp erken kaldırılmış olabilir, bu da çatlakların oluşmasına neden olmuş olabilir. Kalıplar çıkarıldıktan sonra betonun uygun şekilde sulanmaması da olabilir. Uygun sulama yapılmadığında beton terlemeleri ve çatlaklar meydana gelir. Ya da beton dökülürken uygun vibrasyon yapılmadığı için segregasyon oluşmuş olabilir. Bütün bunlar beyin sarsıntısından önceki zayıf üretimden kaynaklanıyor olabilir. Ancak yapının depremden dolayı zarar gördüğünü düşünenler ve şüphesi olanlar mutlaka Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğüne başvurarak yeniden tespit ettirebilir.

Hasarsız veya hafif hasarlı raporu alan binalara deprem hasar tespiti yapılıyor mu?

Bina hasarsız veya hafif hasarlı raporu almışsa, taşıyıcı sistemde bir sorun olmadığı ve bu nedenle sarsıntıdan kaynaklanan hasar/hasarsızlık konusunda emin olduğu görülmüştür. Sarsıntı öncesi yapıda sorunlar olabilir. Bunu beyin sarsıntısı hasarı tespiti ile ölçmüyoruz. Bu çalışma sadece depremin neden olduğu hasarı ölçer. Örneğin bina 30 yaşında, 50 yaşında ve ömrünü tamamlamış olabilir. Bina her zaman sular altında kalmış veya yanlış kullanılmış olabilir. Ancak binada deprem hasarı görülmeyebilir. Bu yapılar deprem öncesi ne kadar riskliyse deprem sonrası da o kadar risklidir. Bina durum değerlendirmesi her yapı için gereklidir. Odamız bünyesinde bir bilim kurulu oluşturduk ve bu konuda çalışmalar yapacağız. Bina durum tespiti ve güçlendirme projesi alanında uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. Mühendislik geniş bir alandır. Bir mühendis her alanda uzman olmayabilir. Bu işlemleri yapabilecek deneyimli, uzman ve referanslı kişi/firmaları önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacağız.

Bina durum tespiti nasıl yapılır ve bu tespit işlemi hangi yapılarda yapılmalıdır?

Öncelikle binanın projesi ilgili belediyeden alınır. Binanın projesine uygun yapılıp yapılmadığı belirlenir. Projesi yoksa binanın rölövesi alınır. Binanın çevresine çukur kazılarak temel etüdü yapılmalıdır. Binanın kritik katlarından, yönetmeliğin gerektirdiği kadar ve ölçüde karotlar alınarak lisanslı laboratuvarlarda incelenir. Kolonlarda sıyırma işlemi yapılır ve demir donatı gözlenir. Bu işlemler yapıldıktan sonra elde edilen tüm sonuçlarla binanın mevcut durumunun statik projesi çizilir. Mevcut değerleri gösteren bu projenin performans ölçümü yapılarak binanın güçlendirme ihtiyacı belirlenir. Yani yapı çökme ve can kaybı riski gösteriyorsa güçlendirmeye ihtiyaç var diyoruz. Program sayesinde hangi kolonların, hangi kirişlerin donatıya ihtiyaç duyduğu bilgisi de ortaya çıkar. Buna göre güçlendirme projesi çizilirken ilave kolon döşeme, kolon güçlendirme, perde imalatı, karbon fiber uygulaması gibi birçok prosedür belirlenebilir.

BİNALAR GÜÇLENDİRİLEBİLİR

Bina güçlendirme işi, bir binayı sıfırdan inşa etmeye yönelik kapsamlı ve teknik bir iştir.

Şu anda binaları güçlendirmek için sadece karbon fiber uygulayan ekipler var. Binaları güçlendirme konusundaki yaklaşımınız nedir?

Çevremizde de duyarız; Bir iki kolon büyütülerek ya da karbon fiber uygulanarak güçlendirme yapılabileceğini söyleyenler var. Bunlar mutlaka doğruyu söylemiyor, bilimden uzak yaklaşımlar. Bina güçlendirmenin teknik adımları açıktır ve uzun bir sürece tekabül eder. Bina güçlendirme işi, bir binayı sıfırdan inşa etmeye yönelik kapsamlı ve teknik bir iştir. İki seviye, bir binanın stabilitesini sağlar; proje aşaması ve uygulama aşaması. Güçlendirme projesi aynı zamanda bir imalat projesidir. Alanında uzman gruplar tarafından yapılabilecek bir iştir. Projesiz, tedbirsiz, güçlendirme yapılamaz. Bu projeyi ortaya çıkarmak için öncelikle yapının çevresi kazılır ve temel etüdü yapılır. Hangi sütunların güçlü hangilerinin zayıf olduğunu belirlemek gerekir. Örneğin beton dayanımını görebilmek için her kattaki kolonlardan yönetmelikle belirlenen ölçülerde karot alınması gerekmektedir. Tüm adabı ve aslı yönetmelikle belirlenir. Demir donatının dağılımını görmek için röntgen çekilmeli, beton sıyrılmalı ve demir donatının korozyona uğrayıp uğramadığı belirlenmelidir. Tüm bu veriler programa yüklenir ve bilgisayar ortamında analiz edilerek bina bir bütün olarak ele alınır. Binanın ihtiyaç duyulan elemanlarının güçlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Program temel olarak yapının çökme riskini ve can kaybı olasılığını ortaya koymaktadır. Buna göre güçlendirme projesi oluşturuluyor.

Bir binayı güçlendirmeden önce binanın yaşı dikkate alınıyor mu? Örneğin 30 yıllık bir binayı yenilemek gerekir mi?

Bu aslında bir maliyet sorunudur. Güçlendirme maliyeti, yıkım ve yeniden inşa maliyetinin %40’ını aşarsa, güçlendirme yerine yeni bir yapı inşa etmek daha mantıklıdır. Söz konusu binanın belirlenmesi ve güçlendirme projesinin hazırlanmasının ardından bir maliyet çalışması ortaya çıkıyor. Bu maliyete göre karar verilir. Ayrıca 30 yıllık bir yapı da neredeyse ömrünü tamamlamış durumda. Beton dayanımı çok düşük, donatı muhtemelen uygun durumda değil. Aslında bu yöntem yapılarda güçlendirme için büyük maliyetlere neden olur.

Müstahkem binalara güvenmeli miyiz?

Kesinlikle. Bahsettiğimiz tüm bu aşamalardan geçtikten sonra yapı artık mümin olmuştur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu